Ana içeriğe atla

Türklerin Uzayla İmtihanı

Son zamanlarda haberlerde ve en çokta sosyal medyada çıkan haberi ele almak istiyorum. Türkiye de artık uzaya çıkabilecek. Ama nasıl çıkacak? Bunu düşünmek için ilk olarak en alt seviyeye inmemiz lazım. Uzaya çıkmak için ne yapmalıyız? Öncelikle diğer ülkelerin seviyesine gelmemiz lazım. Peki bunu nasıl başarabiliriz? Çok basit bir soru değil mi? Tabiki de ilk olarak her ay düzenli olarak zam getirerek. Gençleri ülkeden soğutarak, işçiye eziyet ederek, adaleti yerlere sererek ve en önemlisi saraylar yaparak. Hepimiz biliyoruz ki bu konularda çok iyiyiz. Daha ülkenin adaletini sağlayamayanlar, halkını koruyamayanlar ve bir kuruş indirimin karşılığında bir lira zam getirenler uzaya çıkacaklarmış. Benim çiftçim kan, ter dökerek üç kuruş para kazanmak için zamanının büyük kısmını hasat yetiştirmek için harcamasına rağmen hak ettiği parayı kazanamıyorsa, elindeki telefonun bir lüks hayat göstergesi olarak gösteriliyorsa, kendi vatanın topraklarındaki insanlara bakmak yerine altın kaplamalı musluklar yapıyorsa en fazla il dışına çıkabiliriz. Kim ne derse desin doğrular asla gölgede kalmaz. 18 yaşına gelmiş bir genç geleceği sadece kendisi için bir karanlık olarak görüyorsa halimize yazık demektir. Gençler iş beğenmiyormuş. Niye beğensinler ki? En basitinden düzgün bir iş sahibi olmak ve hayatını mutlu mesut yaşamak isteyen bir genç bile en kötü 18 senesini okuyarak geçiriyor. Bunun üstünde yüksek lisansını doktorasını falan saymıyorum bile. Gençlerin %90'nı hayatlarının kalanını yurt dışında devam ettirmek istiyor peki neden? Ülkede üretimi arttırmak yerine fabrikaları satarsan, eğitim sistemini çocuk oyuncağına çevirirsen ve okumak için herkese aynı koşulları şart koşarsan tabi ülkede durmak istemezler. Resim yeteneği olan birisinden de, sesi güzel olandan da, spora yatkın olanın da matematik sorularını çözmesini bekliyorsun. Kimsenin yeteneğine veya insanlığına bakmıyorsun. Baktığın tek şey kağıtta yazan soruları zamanında doğru bir şekilde çözmesi. Doktor olanın insani duygusuna, hakim olanın vicdanına bakmıyorsun. Çiftçiler rahatlasın diye kaşıkla yardım ediyorsun ama kepçeyle geri alıyorsun.Bir insanı öldürebilecek vicdana sahip olanları dışarıda rahat gezsin diye ceza vermek yerine serbest bırakıyorsun. Sen kendi halkına bakmıyorsun bile. Yazacağım daha tonla cümle var ama konudan daha fazla sapmamak istiyorum. Uzaya çıkmak için 38 milyon lira para ayırıyorsun ama Okçular Vakfına milyarlar yatırıyorsun. Kusura bakmayın ama ben kafamı yastığa koyduğumda yarın bir peynir almak için kaç saat çalışmam için düşünüyorsam galaksileri bile dolaşsan kimsenin umrunda olmaz. Kendi halkın ülkende cahillik ve umutsuzluklarla birlikte ölüyor tükeniyor. Sen ise hala saray yapma derdindesin.

Yorumlar